18 Temmuz 2018 Çarşamba
Harşıt Vadisi Reklam
Tarih: 2014-09-16 | E-Mail: halilguvendi@hotmail.com | Toplam Okunma: 4125

Şadı Galası

Çatalağaç diğer adıyla Şadı, Gümüşhane Giresun sınırında Doğankent ilçesine bağlı, Karadenize yaklaşık 40 km mesafede bir köydür. Doğusunda Keldaş, batısında Doymuş köyü Gökçebel mahallesi ile Harşıt Çayı, güneyinde Üçtaş köyü ve kuzeyinde Güvenlik (Kaynaş) köyü bulunmaktadır. Yerleşimin oldukça eski tarihlere dayandığı Çatalağaç köyünde, bazı medeniyetlerin izlerine bugün hala rastlamak mümkündür. Köyde yerleşimin kesin tarihi bilinmemekle birlikte 13.yüzyılın sonlarına doğru Türklerin Şadı Güneyisine gelerek yerleştiklerinde, Orta mahalle ve Suna gıranında Rumların yaşadıkları ifade edilmektedir. Orta mahallede bulunan Kağyannı (Kayadibi) ile Suna gıranı mahallesi arasında Gıran mevkiinde Kiliselerinin bulunduğu yine Orta mahalle Boyalık da mezarlıkları olduğu, burada yaşayanları idare eden mülki amirlerinin de yine Orta mahalle Konak yanı mevkiinde, konakta oturduğu günümüze ulaşan bilgilerdir. Hatta Çatalağaç Kıyıtarla mevkiindeki Camiyanı İlkokulunun temel duvarları, Gıran da bulunan Kilise taşlarının köylüler tarafından taşınmasıyla yapılmıştır. Elbette insanları buralara bağlayan en önemli unsur, bölgedeki madenler olmuştur.
1930 lu yıllarda Tasıldaroğlu Fikri Güvendi (1911–1998)nin muhtarlığı döneminde vilayetten Doğankente gelen bir heyet, bölgede bazı yerlerle birlikte Şadı köyünde de önemli, tarihi Ören yerleri bulunduğunu ve buraların Sit alanı ilan edileceğini ifade ederek bilgi almak isterler. Bunun üzerine Çatalağaç köyü muhtarı, köyün ileri gelenleriyle istişare yaparak Şadı da böyle iddia edildiği gibi yerlerin bulunmadığını beyan eder. Yine Köyde Rumların yaşadıkları döneme ait tarihlerde Keldaş Madeni işletilirken, buraya yakın civarlarda da Rum köyü olduğu söylenmektedir. İstanbul Topkapı Sarayında, ismi Dosdoli Madeni olarak geçen Keldaş Madeninin bir Rum kızının üzerine tapulu olduğu bilgisinden yola çıkarak, tarihte bölgenin ne kadar önemli bir ticaret hareketliliğine haiz olduğu ve madenlerin Nuribeye taşınarak işlenmesi sırasında güvenliğin sağlanması için Gala yada Potinkayanın nasıl ön plana çıktığı daha iyi anlaşılmaktadır.  
Harşıt Vadisi boyunca birtakım kaleler bulunmakta olup bunlardan bazıları korunma, bazıları savunma ve bazıları da gözetleme amaçlarıyla kullanılmışlardır. Çatalağaç Köyü, Şadı Güneyi Mezarlığı altında da gözetleme amacıyla eski ismi Potin kaya ve bugün Gala ismiyle ifade ettiğimiz kaya mevcuttur. Galadan, Günyüzü (Törnük) Yanık Köprüden aşağısını, Gökçebel altı ile Tarihi Şadı Köprüsünü, Tıkıl bükünü ve en önemlisi Keldaş istikameti Alan Gıranını kontrol etmek mümkündür. Galanın Tepesinde Potin (ayakkabı) i andıran büyükçe bir taş kütlesiyle birlikte buna paralel uzanan birbirine bitişik dört adet blok kaya parçaları adeta Çatalağaç köyünün dört mahallesini ifade etmektedir. Bu doğa harikası volkanik kayanın, uç noktaya doğru uzanan bloklarının başladığı nokta, 360 derece dönülebilen düz bir gövde üzerindedir. Blok kaya parçalarının oturduğu bu düz alanın genişliği yer yer, altı yedi metreyi bulmaktadır. Galanın kaya sinsilesi Harşıt Çayından başlamakta olup yüksekliği yaklaşık 500 metreye yakındır. Kayanın arka kısmı zamanla Şadı Güneyi tarafından toprak kaymaları nedeniyle dolmuş olup bu alandaki bitki örtüsü sonradan oluşmuştur. Ayrıca gizlenmek için Galanın Harşıt Çayı tarafına bakan kaya gövdesinde, taşdan merdivenle inilen küçük bir mağarası da mevcuttur. Ancak bu taş merdiven zamanla define avcıları tarafından tahrip edilmiştir. Bunun üzerine taş merdivenlerin yerine ağaç merdiven kurularak, mağaraya yakın yere arı petekleri konulduğu, yine ağaç merdivenlerden inilerek kışın hayvanlara verilmek üzere pelit alafı budanıp yığma yapıldığı ve üst kısımdaki merdivensiz ulaşılan düzlüğe, çobanların ateş yakarak koyunlarını buradan izledikleri bilinmektedir.
Galanın geçmişte kimlere gözcülük ettiği tam olarak bilinmese de, Keldaş ve Dağkol madenlerinin Nuribe de işletilmesi esnasında güvenlik için kullanıldığı kesindir. Keldaş ve Dağkol madenlerinin, eski tarihi Şadı Köprüsünün güneydoğusunda bu günkü Çatalağaç Köyü’ne dönen yol ayrımı önünde yani Nuribe den (Harşıt Çayının kenarında), işlenerek sevk edildiği bilinmektedir. Eskiden buranın çok hareketli bir yer olduğu, fırın ve hanların bulunduğu öteden beri anlatıla gelmiştir. Buradaki tüm izler en son İran Transit Karayolu diye adlandırılan yolun yapımı sırasında yok olmuştur.
Galanın yakın tarihimizdeki en büyük önemi, Birinci Dünya Savaşında Rusların bölgeyi Keldaş üzerinden işgal etmesiyle karşımıza çıkmaktadır. Türk askerleri Keldaş da Ruslara karşı koyarken bir yandan da kontrollü şekilde geri çekilmektedirler. Bu esnada Osman ağaya bağlı milisler Galayı kontrol altına alarak Şadı Köyünün güvenli bir şekilde boşaltılmasını sağlamışlardır. Yine burası, vadiyi kontrol ederek, her zaman ticaret akışının sağlıklı bir şekilde yapılmasına imkan vermiştir. Ayrıca Trabzon yönünden Kürtün (Uluköy) e ulaşan tütüncü katırcıları, Erzincan ve Giresun (Alucra, Şebinkarahisar) istikametlerine gitmek için, Harşıt Çayı geçişini sağlamak üzere Keldaş üzerinden gelerek, Galadan dere yolu kontrollü bir şekilde izleyip geçiş yapmışlardır.
Çatalağaç Köyünde bulunan eski adıyla Potinkaya, Şadı’nın tanıtımına ve yerli turist çekmeye aday bir yerdir. Bugün Şadı Güneyi Mezarlığına ulaşmış bulunan araç yolu, Galaya ulaştırılıp burada bazı düzenlemeler yapılarak, gezi turları düzenlemek mümkündür. Potinkaya yada Gala, tarihçilerin veya yazarların dikkatini çekmemiş olsa da, buranın önemli bir gözetleme ve kontrol noktası olarak kullanıldığı kesindir.
Halil GÜVENDİ
halilguvendi@hotmail.com
05.02.2010
İstanbul

Halil Güvendi
Diğer Yazıları